blog

BİR KUMARBAZIN KAYBEDİŞİ: MUHAMMED BİN SELMAN HAKKINDA HAKİKATLER

Suudi Veliaht prensin büyük planı reform hevesiyle birlikte çölde kayboluyor.
 
Balon patlıyor. Selmanın büyük hevesle giriştiği yolsuzlukla mücadele etmek, ülkenin petrole dayalı ülke ekonomisine çeşitlilik kazandırmak ve Ortadoğu’nun Trump’ı olmak gibi iddiaları birer birer çölde kayboluyor.
 
Tüm şaşalı ifadeleri bir kenara bırakırsanız, 32 yaşında bir prens, onun maruz bıraktığı aşağılamalar nedeniyle öfkeli ve intikam almaya kararlı bir kraliyet ailesi ve sermaye çıkışını önlemeye çalışan petrole dayalı bir ekonomi ile baş başa kalırsınız. Reform şöyle dursun bu, istikrar için bir reçete bile olamaz.

Kaos Faktörü
Bu hafta Prens Selman’ın projelerinin mihenk taşı olan Suudi Petrol Şirketi Aramco’nun %5’inin halka arz edilmesi ile 100 milyar $’lık gelir elde edilmesi planı suya düştü.  Reuters haber ajansı halka arz sürecini yönetecek finans danışmanlarının görevinden azledildiğini ve arzın da durdurulduğunu bildirdi. Ajans, kaynaklarından gelen bilginin ışığında Suudi Borsası Tadawul’da yerel satış işlemlerinin dahi ertelendiğini bildirdi.
 
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, haberi yalanladı ve hükümetin "uygun koşullara ve zamana" bağlı olarak ilk halka arz (IPO) sürecine devam ettiğini bildirdi ancak kimseyi kandırmayı başaramadı. Halka ilk arz süreci 11 Eylül kurbanlarının hukuki süreci(ABD mahkemeleri Suudi fonlarına işaret etmişti), yatırımcıların şeffaflık talep edeceğine dair kaygılar, Selman’ın istediği 2 Trilyon $’lık değer biçim sürecinin yönetilmemesi ve kraliyet ailesinin fonlarını ne derece talan ettiğinin ortaya çıkması gibi durumlar ile zora girdi.
 
Bu, Suudi Devleti’nin Varlık Fonu’nu uluslararası bankalardan 11 milyar dolar borç almaya yöneltti. Batılı bankacılar şimdi, Petro-Kimya şirketi Sabic'teki 70 milyar dolarlık hisseler gibi daha küçük işlemlerle konumlarını revize etmek durumunda.

Selman’ın el attığı her şeyde büyük yer tutan bu kaos faktörü  “sermaye kaçışı” ile birleşiktir. Prensin kuzenlerini Ritz-Carlton'a kilitlemesinden bile önce Uluslararası Finans Enstitüsü'ne göre, öz sermayesinden bir önceki yıl 55 milyar dolar olan “sermaye kaçışı” 2017’de 64 milyar dolara yükselmişti.
Yolsuzlukla mücadele kanamayı durdurmayacak, hatta yolsuzluğu iyice arttıracak.

Enerji ve ilgili ürünler, hükümet bütçesinin yüzde 87'sini oluşturuyor ve bu rakam hükümet gelirlerinin uluslararası enerji piyasasına ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.

Selman’ın Zayıflığı

Tutuklamalar ve iç baskılar devam ediyor. Son hedef Mescid-i Haram imamlarından Şeyh Salih el Talib oldu. Tarihte ilk kez, bir Mekke imamı tutuklandı. Talib’in hutbesi kraliyet ailesini doğrudan eleştirmiyordu. Konuşması kasten muğlaktı. Kötülüğün nehyi için İslam’ın va’z ettiklerinden bahsediyordu. Tutuklanması, Selman'ın ne kadar savunmasız hissettiğini gösteriyor.

Bin Selman'ı kadın hakları savunucusu olarak lanse eden bir başka projede yok olmayla yüz yüze. Uluslararası Af Örgütü, sekiz kadın ve dört erkeğin suçlama yapılmadan süregelen tutukluluğuna ilişkin sert bir eleştiri yayımladı. Bu durum, haziran ayında kadınların araç sürmesine yönelik yasağın kaldırılmasından hemen önce başlamıştı.

Savcılar, infazla karşı karşıya kalan ilk kadın eylemci olan İsraa el-Ghomgham, eşi ve diğer üç erkek için idam cezası istediğinde olay daha da kötü bir örnek teşkil etti. Ghomgham’ın “suçu” Şii hakları için kitlesel protestolara katılmak ve onları filme alarak ve bunları sosyal medyada yayınlayarak belgelemekti.

Ghomgham'ın davası Kanada Başbakanı Justin Trudeau’un da ilgisini celbediyor. İki hafta önce Kanada Büyükelçiliğinin resmi hesabından kadın hakları savunucusu Samar Bedevi'nin serbest bırakılmasını talep eden bir tweet paylaşıldı. Olay, Suudi Arabistan ile büyük bir diplomatik çatışmanın fitilini yaktı. Buna karşılık Suudi Arabistan, Kanada’daki tüm ticaret ve yatırımını dondurdu ve ülkede tıp öğrenimine devam eden öğrencilerini geri çağırdı. Trudeau’un cevabı ise eleştirisini artırmak oldu.

Kanada'daki Suudi doktor adaylarının eğitimini durdurma kararı, Suudi hastanelerini Kanadalılardan çok daha fazla zor durumda bırakan başka bir hareket oldu. Lancet'in bildirdiğine göre Suudi Arabistan Kanada'ya 1.658 vatandaşını tıp eğitimi için göndermişti.

Söz konusu eğitim programları bir çırpıda durduruldu ve öğrencilerin hangi okula nakledilecekleri henüz belirsiz durumda. Kanada’nın tıp eğitimi için cazip bir ülke olmasının yanı sıra vize işlemlerinde doktorlar için kayıt kolaylığı ile Suudi Arabistan için oldukça önemliydi. Son kriz genel tablonun yalnızca bir parçası ancak çok şey anlatıyor.
 
Büyük Problem
Selman’ın sınır ötesindeki baş destekçisi Donald Trump’ın da başı dertte. Bu, Suudi veliaht prensini iki şekilde etkiliyor. İlk olarak, Trump'a erişim için kullandığı iç aktörler etkisizleşiyor.

Trump'ın eski yakın arkadaşı ve American Media Inc Başkanı David Pecker, Trump ile ilişkisi olan iki kadını susturmak için ödeme yapıldığı iddiasıyla açılan davada savcılarla işbirliği anlaşması imzalamak üzere.

Anlaşmaya ilişkin Trump’ın yakın çevresinden birinin "Vay anasını, Pecker'in dönecek son insan olacağını düşünmüştüm." sözünü sarf ettiği haberleştirildi. Pecker, Trump'un eski avukatı Michael Cohen ve Beyaz Saray danışmanı Don McGahn gibi anlaşma yaparak bilgi paylaşımında bulunmayı kabul etmişti. Böyle yapmak için de her türlü sebepleri var.

Pecker'in şirketi, Muhammed bin Salman'ın son dönemde ABD'ye yaptığı ziyaret sırasında gizemli bir şekilde ortaya çıkan önemli  bir dergi yayınladı: “Bir Sonraki Kralla Tanışın” diye duyurdu, "Terörizmi Yıkan ABD’nin En Yakın Ortadoğu Müttefiki”, "4 trilyon dolarlık serveti kontrol ediyor," “Geleceğin 640 Milyar Dolarlık Bilim Kurgu Şehrini İnşa Ediyor, "İnsanlarının Hayatlarını İyileştiriyor ve Barış İçin Umutları Yeşertiyor"

New York Times’a göre Pecker; Selman’ın danışmanı Fransız işadamı Kacy Grine’i, Trump’la ve Trump’ın damadı ve Ortadoğu temsilcisi olan Jared Kushner’le görüştürmüştü.

Ancak Selman için en büyük sorun Trump’ın kendisi. Selman, seçim kampanyasının henüz başında bahsini Trump üstüne oynadı ve Başkan’ın şu anda özelleştirme kampanyası için ihtiyaç duyduğu bütçenin birkaç katı olan silah anlaşmaları ile onu destekledi.

Yükselişte olan bir prens için bu sorun değil. Körfez'de işler her zaman bu yolla yapıldı. Ama projeleri başarısız olan, yabancı işçileri eve gönderen ve şimdi kemer sıkma politikalarına dönüş yapmak zorunda olan bir prens için Trump'ın azalan serveti ve yetki kaybı büyük bir sorun.
Selman hakkında gerçekler açığa çıkmaya başlıyor. O kumar oynayan ve kaybeden bir adam.

Tercüme: Doğukan Doğu
Kaynak: https://www.middleeasteye.net/columns/raw-truth-about-mohammed-bin-salman-407845504
Yazar: David Hearst, Middle East Eye'ın genel yayın yönetmenidir. Guardian gazetesinde uzun yıllar yabancı başyazarlık yapmıştır. 30 yıla yaklaşan kariyerinde, "Brighton Oteli" bombalı saldırısından, Yugoslavya'daki çatışmalara ve Putin Rusya'sının doğuşuna birçok önemli konuyu işlemiştir..