blog

KUZEY KORE “ÇİN UYDUSU” OLMAKTAN ÇIKIYOR MU?

Çin Halk Cumhuriyeti, Kuzey Kore’nin en büyük ticaret ortağı olduğu gibi, ülkenin başlıca gıda ve enerji tedarikçisidir. Bu açıdan, iki ülke arasında asimetrik ve Çin lehine bir eko-politik ilişki biçiminin olduğu değerlendirilmektedir. Pyongyang yönetiminin nükleer programı ve nükleer başlıklı füze denemelerine Çin tarafından -resmî kaynaklardan “yarım ağızla” eleştiriler gelse de- uzun süre tolerans gösterilmiştir. Ancak son haftalarda Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un, önce Güney Kore ardından Amerika Birleşik Devletleri liderleri ile gündeme gelen görüşme planları, Çin-Kuzey Kore ilişkilerinin de farklı bir mecraya kayabileceğine dair iddiaları beraberinde getirmiştir. Ekonomik ve siyasî açıdan Çin’in “uydusu” olarak nitelendirilen Pyongyang yönetiminin bu konumdan çıkarak “belli ölçülerde” bağımsız bir konuma ulaşma yolunda olduğuna dair emareler bulunsa da iki rejim arasında atılması zor ve uzun zaman alacak köprülerin olduğu anlaşılmaktadır.
 
Bu yazıda, son gelişmeler ışığında Kuzey Kore’nin “dışa açılma” ve “dünyayla barışma” hamlelerinin yanı sıra Çin’le ilişkileri bağlamında bölge stratejisi ele alınacak; Kuzey Kore ile Güney Kore ve ABD ile son dönemde kurulan ilişkilerin neden “Çin’den uzaklaşma” veya “bağımsızlaşma” şeklinde yorumlanmaması gerektiği anlatılacaktır.
 
1. “Büyük Patron-Asi Kardeş”
 
Çin Halk Cumhuriyeti ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) arasındaki güçlü ilişkilerin kökeni 1950-1953 yılları arasında gerçekleşen ve Türkiye’nin de Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) müttefikleri tarafında yer alarak dâhil olduğu Kore Savaşı’na dayanmaktadır. Önce ABD ve NATO müttefiklerinin, hemen ardından da Çin’in katılımıyla[1] uluslararası bir nitelik kazanan savaş sonucunda Kore’nin Kuzey ve Güney olarak bölünmüş yapısı devam ettiği gibi, iki ülke arasındaki husumet de bir sonraki yüzyıla taşınmıştır.  Çin Halk Cumhuriyeti’nin Kuzey Kore ile yakın ilişkileri Kore Savaşı’nı takip eden yıllarda da sürmüş ve nihayet 1961 yılında iki ülke arasında birçok sahada yakın ilişkiler öngören Dostluk, İşbirliği ve Yardımlaşma Anlaşması imzalanmıştır.[2] Bu anlaşma ilerleyen yıllarda Çin’in Kuzey Kore üzerindeki etki gücünü arttırdığı gibi ekonomik ilişkilerin derinleşmesine de büyük katkı sunmuştur.
 
Günümüzde nüfusu 25 milyon civarında bulunan Kuzey Kore ekonomisi, büyük ölçüde devletin yönetiminde olup bir çok sahada sıkı regülasyon uygulamalarına sahne olmaktadır.  Bununla beraber, Pyongyang yönetiminin en büyük müttefiki ve bir anlamda “patronu” konumunda bulunan Çin, Kuzey Kore’nin dış ticaretinin %90’ını tek başına elinde bulundurmaktadır. 2014’te rekor kırarak 6.86 milyar dolara ulaşan ikili ticaretin 2000-2015 arasında 10 katına çıktığı belirtilmektedir.[3] Ticaret açığının ise sürekli biçimde Pyongyang aleyhine arttığı görülmektedir. Nitekim 2017’nin ilk üç ayında Çin’in bu ülkeye ihracatı %20.9 artarken ithalatında %16.7 azalma gözlenmiştir.[4]
)[5]
 
Dandong ve Shenyang şehirlerinde Kuzey Kore ile ticaretin geliştirilmesi adına 2015 yılından sonra yoğunlaşan yatırımlar yapılmış, sınır kapısı açılarak buraya ulaşan yollarda altyapı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. İki ülke sınırında ve Çin’in katıldığı petrol ve deniz ürünleri gibi ambargo kalemlerinde yasadışı ticaret yapıldığı da bilinmektedir.[6] Bununla birlikte, Çin’in Dandong şehrini Kuzey Kore’nin Sinujiu şehrine Yalu Nehri üzerinden bağlayan ve iki ülke ticareti açısından büyük bir atılım sağlayacağı düşünülen ve 2014’te tamamlanması öngörülen köprü, Kuzey Kore’nin tüm dünyada tepki çeken nükleer testleri sebebiyle Çin tarafından kasten yarım bırakılmıştır.[7]
 
2. Nükleer Tehdit ve Çözüm Arayışları
 
ABD ve Güney Kore ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında görüşmelerin gündeme geldiği Mart ayında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin açıklamaları, Çin’in Yarımada’daki konumunu açıkça göstermiştir. ABD ve Kuzey Kore’yi “birbirine doğru süratle gelen iki tren”e benzeten Yi, Çin’i ise bu trenlerin çarpışmasını önleyen “makasçı” olarak görüyordu. Yi ayrıca Çin-Kuzey Kore ilişkilerinin “dudak ve dişler” gibi olduğunu savunmuştu.[8] Gerçekten de Kuzey Kore’nin nükleer programı, ABD müttefikleri olan Japonya ve Güney Kore açısından tehdit oluştururken, ABD’nin bölgedeki gücüne ket vuruyordu. Bu açıdan Pyongyang yönetiminin bölgede “Çin’in dişleri” olduğunu tespitinin pek de yanlış olmadığını söylemek mümkündür.  Ancak Kuzey Kore’nin askeri amaçlı nükleer çalışmaları ve kıtalar arası füze denemeleri Çin’in bölgedeki barış ve istikrar hedefine de tehdit oluşturduğundan, iki ülke ilişkileri son yıllarda farklı bir boyut kazanmıştır.
 
9 Ekim 2006’da Kuzey Kore’nin nükleer silah testi, iki ülke ilişkilerinde “kilometre taşı” şeklinde kayıtlara geçen bir gelişme olmuştur. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimî üyesi olarak Çin, Pyongyang yönetimine karşı 1718 sayılı Konsey kararını desteklemiştir. Bu kararla Kuzey Kore rejimine yönelik bir dizi ekonomik ve siyasî yaptırım devreye girmiştir.[9] Uluslararası baskılara rağmen önce 25 Mayıs 2009’da, ardından 12 Şubat 2013’te nükleer testler tekrarlanmıştır. 6 Ocak 2016’da hidrojen bombası testini, aynı yılın Eylül ayında bir başka nükleer deneme takip etmiştir.
 
Son olarak 3 Eylül 2017’de gerçekleşen nükleer test sonrası Güvenlik Konseyi’nde yaptırımlar içeren bir karar tasarısı gündeme geldiğinde Çin, petrol ambargosunun tasarıdan çıkarılması talebinin gerçekleşmesinin ardından tasarı lehinde oy kullanmıştır. Kuzey Kore’ye karşı uygulanan dokuz Birleşmiş Milletler yaptırımına “kısmen” katılan Pekin yönetimi, geçtiğimiz yıl Şubat ayında Pyongyang’dan kömür ithalatını durdurma kararı aldı. Bu karar Pekin’in füze denemelerinden rahatsız olduğunu gösteren bir detay olarak öne çıktı. Aynı yılın haziran ayında bu kez Çin Ulusal Petrol İşletmesi, Kuzey Kore’nin ödemeleri yapamadığını, bu sebeple Pyongyang’a petrol ihracatının durdurulduğunu açıkladı. 3 ay sonra bu kez önde gelen üç Çin bankası, Kuzey Kore vatandaşlarının ve şirketlere ait finansal aktivitelerin kısıtlanacağını duyurdu.[10]
 
3. Dışa Açılma Hamlesi: Moon ve Trump Görüşmeleri
 
27 Mart’ta Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in ile iki ülke sınırındaki Panmunjom köyünde gerçekleşen zirve dünya kamuoyunda büyük ilgi gördü. Zirve sonunda imzalanan Panmunjom Deklarasyonu, Kore Yarımadası’nda kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olarak görülürken Pyongyang yönetiminin nükleer faaliyetlerinin kademeli olarak sonlandırılması hedefi için de bir başlangıç şeklinde nitelendiriliyordu.[11] Nitekim Haziran ayında da, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Singapur’da bir görüşme gerçekleştirebileceğine dair haberler yayımlandı.[12] 9 Mayıs günü Birleşik Devletler Savunma Bakanı Mike Pompeo’nun süpriz bir şekilde Pyongyang’da Kuzey Koreli yetkililerle görüşmesi, zirvenin gerçekleşeceğine dair beklentileri yükseltti. 12 Haziran’da yapılması planlanan zirve öncesi bir araya gelen ABD ve Kuzey Kore temsilcileri Trump ve Kim’in zirvede ele alacağı konuları görüştü. Toplantı sonrası basına net bir bilgi verilmezken, toplantının olumlu bir havada geçtiği bildirildi. Pompeo ile Kuzey Kore yöneticileri arasındaki toplantıdan kısa bir süre sonra 17 aydır ABD’nin serbest bırakılmasını istediği üç Birleşik Devletler vatandaşının serbest bırakılarak Pompeo ile birlikte ABD’ye dönüşü, Kuzey Kore tarafından atılmış bir iyi niyet adımı olarak görüldü.[13]
 
Ancak ABD Başkanı Donald Trump, tarihler 25 Mayıs’ı gösterdiğinde, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’la 12 Haziran’da Singapur’da yapacağı görüşmenin şimdilik iptal edildiğini duyurdu. Beyaz Saray’ın yayımladığı mektupta Trump, Kim Jong-un’un son dönemde yaptığı “düşmanca ve öfkeli” açıklamalar nedeniyle bu kararı aldığını belirtti. Trump mektubunda, Kim Jong-un için; “Seninle orada olmayı dört gözle bekliyordum. Maalesef, en son ifadende gösterdiğin muazzam öfke ve açık düşmanlığa dayanarak, şu anda bu toplantıyı yapmanın uygunsuz olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Başkan ayrıca, ABD’nin askeri güçlerinin Güney Kore ve Japonya ile birlikte bölgede “hiç olmadıkları kadar hazır olduklarını” açıkladı ve Kuzey Kore’yi “pervasızca davranmaması” konusunda uyardı. ABD’nin ısrarı sürerse zirvenin “yeniden değerlendirilebileceğine” dair bir açıklama geçtiğimiz hafta Kuzey Koreli bir dışişleri bakanlığı yetkilisinden gelmiş; silahsızlanmanın iki taraflı olması gerektiği vurgulanmıştı.[14]
 
4. Çin’in Görüşmelerdeki Etkisi
 
Bazı yorumcular Kim’in dışa açılma hamlesini “Çin’e karşı bir stratejik özerklik arayışı” olarak yorumladı.[15] Buna göre, Kuzey Kore lideri, Pekin yönetimiyle kurulan asimetrik ekonomik ilişkilere alternatif olarak uzun vadeye yayılacak bir dışa açılma girişiminde bulunuyor ve ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasını amaçlıyordu. Bu varsayımın bütünüyle doğru olduğu düşünüldüğünde Kuzey Kore’nin “Çin’den bağımsız biçimde” ABD ve Güney Kore ile iletişim kurması[16], hatta barış görüşmelerine başlaması, Çin’in Kore yarımadasının kuzeyindeki mutlak egemenliğine büyük bir darbe olarak algılanabilir. Ancak 27 Mart’ta gerçekleşen Koreli liderler zirvesinden bir gün önce Kim’in neden Pekin’e gelerek Çin Devlet Başkanı Xi Xinping ile görüştüğünü incelemek gerekmektedir. Xi-Kim görüşmesi, hem bir gün sonraki Kore Zirvesi hem de Kim-Trump görüşmesi açısından kritik bir öneme sahipti. Xi’nin görüşmede muhtemel bir anlaşmanın çerçevesini çizdiği ve görüşmenin içeriğini etkilemeye çalıştığı[17] göz önüne alındığında, Pekin’in “kontrolü elinden bırakmaya niyetinin olmadığı” anlaşılmaktadır. Ayrıca, gerek Kore Zirvesi öncesinde gerekse deklarasyon metninde gündeme gelen olumlu mesajlar yakın gelecekteki bir çatışma ihtimalini ortadan kaldırsa da, çatışmaya yol açabilecek sorunları bütünüyle çözüme kavuşturmamıştır.
 
Sonuç
 
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un tarafından hararetle savunulan askeri amaçlı nükleer çalışmalar ve füze testleri, Asya’da güvenlik ve istikrar açısından en önemli tehditlerin arasında görülmektedir. Bir Kuşak Bir Yol Projesi[18] ve çevresinde şekillenen Çin’in yeni dış politika vizyonu, önce Çin çevresinde ardından yakın coğrafyalarda istikrarın sağlanması üzerine kurulu olduğundan, Kuzey Kore’nin yakın zamana kadar süren agresif tutumu, “müttefik toleransı”nı aşacak seviyede büyük riskler barındırmaktadır. Asya’da Güney Kore ve Japonya gibi ABD müttefiklerine doğrudan tehdit oluşturan bir Kuzey Kore, Çin’in bölgesel hedefleri açısından da endişe verici bir niteliktedir.
 
Kuzey Kore’nin geçtiğimiz Nisan ayında başlayan ve bir süre daha devam edeceği tahmin edilen “dışa açılma” hamlesi ve görüşme trafiği, Çinli liderler açısında “kontrol edilebilir” olduğu sürece Çin çıkarlarına aykırı değil, tersine bölgesel istikrar hedefi bağlamında eşsiz bir fırsattır. Bu açıdan, Pekin yönetiminin, Kim’in dışa açılma hamlesinden rahatsızlık duyduğu iddiası, Kuzey Kore’nin Çin etkisinden sıyrılmaya çalıştığı tezi gibi gerçeklikten uzaktır. Bununla beraber, dışa açılma hamlesi başarılı olduğunda, Pyongyang ile Çin-dışı-dünya arasında siyasi ve ekonomik bağlar kurulduğunda, iki ülke arasındaki ilişki biçimi de farklı bir boyuta taşınacak; Kuzey Kore bir “Çin uydusu” olarak görülmekten çıkarak yakın bir “Çin müttefiği” haline gelecektir. Ancak bu meyanda, Kuzey Kore’ye yönelik ekonomik yaptırımların ne zaman ve nasıl kaldırılacağı, ardından ülke ekonomisinin yeni duruma nasıl adapte olacağı ve son tahlilde Çin’e olan bağımlılıktan kurtulup kurtulamayacağı, sürecin gidişatı açısından oldukça kritik bir öneme sahip olacaktır. Kuzey Kore’de rejim değişikliği veya Birleşik Kore opsiyonları -en azından yakın gelecekte, ihtimal dahilinde olmadığından, bu durumlara ilişkin bir öngörüye sahip olmak da mümkün değildir.
 

Kaynaklar
 
Albert,  Eleanor. “The China-North Korea Relationship.” Council on Foreign Relations
Beşer, Mehmet Enes.  “Kore Zirvesi Deklarasyonu.” Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi
  • “Trump ve Kim Jong-un 12 Haziran’da Görüşecek”
  • “Trump-Kim Zirvesi Neden İptal Edildi?”
 
Beşer, Mehmet Enes & Ünal, Rukiye. “Çin’in Dünyaya Açılma Girişimi: Bir Kuşak Bir Yol.” Ortadoğu’dan Blog
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, “Resolution 1718”
Finch, Steve.  “Unfinished bridge reveals broken state of North Korea’s alliance with China.” The Guardian
Godement, François. “China and North Korea: a test case for China’s future international role.” ECFR
Haenle, Paul. “China Seizes the Initiative in Complicated North Korea Diplomacy.” Carnegie-Tsinghua
Holland, Steve. “Trump says Korea’s Peace House, Singapore could be Kim summit sites.” Reuters.
Kuek Ser, Kuang Keng. “North Korea’s trade with China has grown tenfold in 15 years.” PRI
Mohan Raja.  “Raja Mandala: Kim Goes to China.” The Indian Express
Rosenfeld, Everett. “China’s exports to North Korea jumped 20.9% in first three quarters of 2017.” CNBC
The Straits Times. “China ‘not obliged to defend North Korea from an attack.’”
Zhou, Bangning. 2015. “Explaining China's Intervention in the Korean War in 1950.” Interstate - Journal of International Affairs 2014/2015 (1).
 
[1] Çin’in Kore Savaşı’ndaki rolü ve etkileri üzerine detaylı bir araştırma için bkz. Bangning Zhou,”Explaining China's Intervention in the Korean War in 1950,” Interstate - Journal of International Affairs 2014/2015 (1), http://www.inquiriesjournal.com/a?id=1069
[2] Anlaşmada; “Bir ülkenin saldırıya uğraması durumunda diğerinin savunmada yardım etmesi” maddesi bulunsa da Çin diplomatik kaynakları, bu maddenin özellikle Güney Kore’yle girilecek bir çatışmada işletilmeyeceğini, zira anlaşmanın aynı zamanda barışın korunması hedefini içerdiğini açıklamıştır. Bu anlamda, Pekin’in Pyongyang yönetimine “kayıtsız şartsız destek” pozisyonunda olduğunu söylemek mümkün değildir. bkz. The Straits Times, “China ‘not obliged to defend North Korea from an attack’”, Nisan 14, 2017
https://www.straitstimes.com/asia/east-asia/china-not-obliged-to-defend-north-korea-from-an-attack 
[3] Kuang Keng Kuek Ser, “North Korea’s trade with China has grown tenfold in 15 years,” PRI,  Şubat 15, 2017 https://www.pri.org/stories/2017-02-15/north-koreas-trade-china-has-grown-tenfold-15-years-which-gives-china-more
[4] Everett Rosenfeld, “China’s exports to North Korea jumped 20.9% in first three quarters of 2017,” CNBC, Ekim 23, 2017 https://www.cnbc.com/2017/10/23/chinas-exports-to-north-korea-jumped-20-point-9-percent-in-first-three-quarters-of-2017.html
[5] Veriler (İkili ticaret, milyar dolar)
2000: 0.49 , 2001: 0.74 , 2002: 0.74 , 2003: 1.02 , 2004: 1.38 , 2005: 1.58 , 2006: 1.7 , 2007: 1.97 , 2008: 2.79 , 2009: 2.68 , 2010: 3.47 , 2011: 5.63 , 2012: 6.01 , 2013: 6.54 , 2014: 6.86 , 2015: 5.71 , 2016: 6.06
Kaynak: Korea Trade-Investment Promotion Agency KOTRA.
[6] Bloomberg News, “Smuggled North Korea Clams Show China’s Struggle to Stop Kim,” Bloomberg, Eylül 15, 2017 https://www.bloomberg.com/news/articles/2017-09-14/smugglers-at-sea-hinder-china-s-efforts-to-sanction-kim-jong-un
[7] Steve Finch, “Unfinished bridge reveals broken state of North Korea’s alliance with China,” The Guardian, Kasım 18, 2016 https://www.theguardian.com/cities/2016/nov/14/dandong-sinuiju-unfinished-bridge-reveals-broken-state-north-korea-alliance-china
[8] François Godement, “China and North Korea: a test case for China’s future international role,” ECFR, Mart 17, 2017 https://www.ecfr.eu/article/commentary_china_and_north_korea_a_test_case_for_chinas_future_internationa
[9] 1718 nolu kararla Kuzey Kore’ye ağır silahların ve yedek parçalarının yanı sıra nükleer çalışmaların devamını sağlayacak ham maddelerin satımı durdurulmuştur. bkz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, “Resolution 1718,” Ekim 14, 2006 http://www.mofa.go.jp/policy/un/resolution1718.pdf
[10]  Eleanor Albert, “The China-North Korea Relationship,” CFR, Mart 28, 2018 https://www.cfr.org/backgrounder/china-north-korea-relationship
[11] Deklarasyonun Türkçe çevirisi için bkz. Mehmet Enes Beşer, “Kore Zirvesi Deklarasyonu,” Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi, Mayıs 7, 2018 https://medium.com/@bogaziciaam/kore-zirvesi-deklarasyonu-t%C3%BCrk%C3%A7e-%C3%A7evirisi-a141f7cb4ea1
[12] Steve Holland, “Trump says Korea’s Peace House, Singapore could be Kim summit sites,” Reuters, Nisan 30, 2018 https://www.reuters.com/article/us-northkorea-southkorea-trump-summit/trump-says-koreas-peace-house-singapore-could-be-kim-summit-sites-idUSKBN1I116L
[13] Mehmet Enes Beşer, “Trump ve Kim Jong-un 12 Haziran’da Görüşecek,” Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi, Mayıs 25, 2018 https://medium.com/@bogaziciaam/trump-ve-kim-jong-un-haziran-ortasında-görüşebilir-7566283eac80
[14] Mehmet Enes Beşer, “Trump-Kim Zirvesi Neden İptal Edildi?”, Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi, Mayıs 25, 2018 https://medium.com/@bogaziciaam/trump-kim-zirvesi-neden-i%CC%87ptal-edildi-a5fb3b4689f9
[15] Raja Mohan,  “Raja Mandala: Kim Goes to China,” The Indian Express, Nisan 3, 2018 http://indianexpress.com/article/opinion/columns/north-korea-kim-jong-china-visit-xi-jinping-denuclearisation-5121061/
[17] Paul Haenle, “China Seizes the Initiative in Complicated North Korea Diplomacy,” Carnegie-Tsinghua, Nisan 3, 2018 https://carnegietsinghua.org/2018/04/03/china-seizes-initiative-in-complicated-north-korea-diplomacy-pub-75978
[18] Konuya ilişkin giriş niteliğinde bir çalışma için bkz. Mehmet Enes Beşer & Rukiye Ünal, “Çin’in Dünyaya Açılma Girişimi: Bir Kuşak Bir Yol,” Ortadoğudan Blog, http://ortadogudan.com/makaleler/106/cin-in-dunyaya-acilma-girisimi-bir-kusak-bir-yol/#